Hazırlık, kutlama, balayı derken sonunda evlendiniz!
Yeni hayatınıza alışmanız biraz zaman alabilir; bu çok normaldir. Ne de olsa evlilik insanın yaşayacağı en büyük değişimlerden biri. Bundan sonraki hayatınızda artık daha bir “yetişkin” olacaksınız. Neyse ki bu, daha fazla sorumluluk demek olduğu kadar daha fazla özgürlük de demek!
Hayatın her yönüyle artık daha doğrudan yüzleşme zamanı geldi.
Unutmayın ki bu yeni hayata alışma döneminde aklınız, sağduyunuz, yetenekleriniz ve yakınlarınız size yardımcı olacaklar. Güzel ve zor taraflarının tümüyle beraber bu dönem her zaman hatırlayıp özleyeceğiniz özel bir zaman dilimi olacaktır sizin için. Yeni hayatınızla ilgili ortaklaşa verilecek pek çok karar var önünüzde. Aile planlaması, iş hayatı, sosyal yaşamın düzenlenmesi vb. gibi pek çok konuda kararlar almalı ve onları uygulamaya yönelik girişimlerde bulunmalısınız.

Örneğin, çocuk sahibi olmak istiyor musunuz?
Peki ne zaman? Elbette bu kararı iş hayatınızdaki hedeflerinize paralel olarak almalısınız. Eğer siz de pek çok çift gibi hemen çocuk sahibi olmayı düşünmüyorsanız doğum kontrol yöntemleriyle ilgili olarak doktorunuza danışmanızda fayda var. Tabii ki her kadının sabit bir kadın hastalıkları uzmanı doktoru olmalı. Böyle bir doktorun varlığı hem sizin her türlü sorun ve şikayetlerinizde danışmanızı ve tedavi olmanızı sağlayacak, hem de hasta olmasa bile her kadının en azından senede bir yapılması gereken kontrol amaçlı muayenenizi gerçekleştirecektir.
Yine bu dönemde ev yaşantınızı ve gündelik hayatınızı düzenlemeye yönelik girişimlerde bulunabilirsiniz.
Ev ekonomisini düzenlemeyi ve yeni evinizin çevresinde basit gündelik ihtiyaçlarınızı karşılayacak yerleri keşfetmeyi becermeniz gerekiyor. Bunun dışında ortak arkadaş çevreleri yaratmak, aileler için zaman ayırmak ve hem aynı evi paylaşıp hem de kendinize özel vakit ayırabilmek gibi işlerle uğraşabilirsiniz.

Evliliğin bu güzel ilk zamanlarında yaşayabileceğiniz iyi, kötü ve karmaşık duygularla başa çıkmanın en iyi yolu kendinize yakın hissettiğiniz kişilerle, bu deneyimi yaşamış olanlarla ya da evlilik psikolojisi konusunda uzmanlarla duygularınızı paylaşmak olabilir.
Tabii bu noktada bir uyarı yapmak isterim. Duygularınızı paylaşın derken kastettiğim şey kimilerinin yaptığı gibi özel hayatlarıyla ilgili herşeyi herkesle konuşmak, en ufak sorunu bile önce kendisi çözmeye çalışmadan başka -özellikle kendi ailesinden- kişilere anlatarak taraflar arasında cepheleşme yaratmak değil elbette.
Duygularınızı ve özel yaşamınızın ayrıntılarını – çünkü unutmayın ki artık bu sadece sizin değil aynı zamanda bir başkasının da özel yaşamı- sadece yapıcı çözümler üretmek amacıyla ve bunu yapabileceğine inandığınız kişilerle konuşun. Anneannemin bana evlenirken verdiği çok değerli bir öğütün de dediği gibi “dedim-dedi muhabbeti yapma” mak bu durum için güzel bir prensip olarak kabul edilebilir.
Bu konudaki deyatları ana sayfadaki güncel gönderilerden takip edebilirsiniz!

