Önce evlilik hakkında biraz düşünelim,
ki bunu evlenmeyi düşünen ya da düşünmeyen herkesin yapması gayet normaldir. Ne de olsa evlilik, insanlık tarihi kadar eski ve tüm toplumlarda yeri var. Evlilik, bence, tek başına pek bir anlam ifade etmez. Önemli olan kimin kimle evlendiğidir. Bu yüzden, “ben evlenmek istiyorum!” lafları (ya da tersi) bana saçma gelir:)

Evlenmek, tamam ama kimle evlenmek?
Evliliği asıl belirleyen şey, evlenilen kişi ve yeni kurulan tamamen kendine özgü ilişki biçimidir. Bu yüzden evli çift sayısı kadar evlilik tanımı yapılabilir. Her evliliği çiftin kendisi inşa eder; insanları kendi istemedikleri toplumsal kalıplar gelip kuşatamaz (evlilik aşKı öldürür?!?) ya da mutluluk gökten zembille inmez (evlilikte keramet vardır!?!). Tabii ki değiştirilmesi mümkün olmayan koşullar, ya da öngörülemeyen bazı kötü sürprizler olabilecektir, ama zaten bu durum evliliğe değil, hayatın kendisine özgüdür. Ben evlilik kavramını hep şeffaf bir kılıf gibi düşünmüşümdür; içeride olup bitenlere göre şekillenir ve çifti bir arada tutar.
İdealde bu şekilde verilmesi gereken bir karar,
her zaman toplumsal baskılarla, ailevi yönlendirmelerle ve hatta kişinin kendinin bile farkına varmadığı şartlanmalarla etkilenir. Galiba bundan tamamen kaçmak mümkün değil. Ancak bunun bilincinde olmakta yine de fayda var, çünkü evlenecek ve o maceraya atılacak olan kişi en başta sizsiniz, toplum ya da aileniz değil.
Son olarak, özellikle kızları bekleyen bir tehlikeden daha söz etmek istiyorum.
Evlenmek sadece pırlantalar, yeni elbiseler, düğün pastası ve davetiye seçimi demek değildir. Evlenmek aslimda birisiyle beraber ortak sorumluluklar almaktır. Kısacası tüm pembeliğine rağmen evlilik ciddi bir iştir.
Bu konudaki detaylari ana sayfadaki güncel gönderilerden takip edebilirsiniz!


kesinlikle katılıyorum.evlilik için yazılabilecek en doğru yazı diyebilirim.